Amonyaklı atık su deşarjı, denizcilik sektöründe yeni bir çevresel tartışmanın merkezine yerleşti. Çevre ve temiz denizcilik alanında faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlardan oluşan bir koalisyon, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nü (IMO), amonyak yakıtlı gemilerden denize zehirli atık boşaltılmasına izin verebilecek düzenlemelere karşı harekete geçmeye çağırdı.

Koalisyon, denizcilikte sıfır emisyonlu yakıtlara geçişin okyanus sağlığı pahasına gerçekleşmemesi gerektiğini vurguladı.
Geçtiğimiz hafta Londra’da düzenlenen IMO Kirlilik Önleme ve Müdahale Alt Komitesi toplantısında amonyaklı atık su deşarjı ilk kez resmi gündem maddesi olarak ele alındı. Üye devletler, gemilerin rutin operasyonları sırasında ortaya çıkan amonyaklı atıkların nasıl düzenleneceğini tartıştı.
Gemilerde fazla amonyak gazı genellikle suya emdirilerek bertaraf ediliyor. Bu işlem sonucunda yüksek derecede toksik ve aşındırıcı bir sıvı yan ürün oluşuyor. Bu yan ürünün denize boşaltılıp boşaltılmaması sektörün en kritik başlıklarından biri haline geldi.
Yeşil amonyak, denizcilik sektörünün karbonsuzlaşma sürecinde güçlü bir aday olarak görülüyor. Karbon emisyonlarını azaltma potansiyeline sahip olsa da, amonyaklı atık su deşarjı yeni çevresel endişeleri beraberinde getiriyor.
Çevre gruplarına göre bazı üye devletlerin seyreltmeye dayalı veya “koşullu” deşarj önerileri, uzun vadeli ekolojik etkiler tam olarak anlaşılmadan kirliliği normalleştirme riski taşıyor. Mesaj net: seyreltme çözüm değil.
Tekrarlanan düşük seviyeli deşarjların deniz ekosistemlerine reaktif azot yükünü artırabileceği, bunun da ötrofikasyon, oksijen azalması ve asitleşme gibi sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.
Bilimsel değerlendirmeler, küresel azot döngüsünün güvenli sınırlarının zaten zorlandığını gösteriyor. Deniz taşımacılığından kaynaklanabilecek yeni ve rutin bir azot kirliliği kaynağı mevcut baskıyı daha da artırabilir.
Uzmanlar, küresel filonun uzun vadede yüzde 35 ila 50’sinin amonyak yakıtına geçebileceğine dikkat çekiyor. Bu ölçekte bir dönüşüm, amonyaklı atık su deşarjı konusunu küresel bir çevre meselesine dönüştürebilir.
Koalisyon, amonyaklı atık su deşarjı yerine gemide depolama ve liman kabul tesislerinde boşaltma modelinin zorunlu hale getirilmesini öneriyor. Atıkların kimya veya gübre sektöründe yeniden kullanılabileceği ve böylece döngüsel ekonomi fırsatı yaratılabileceği ifade ediliyor.
Gruplar, uzun vadeli çevresel etkiler net biçimde ortaya konulana kadar ihtiyat ilkesinin uygulanması gerektiğini belirtiyor.
Koalisyon, IMO üye devletlerine şu çağrıları yaptı:
Denizlere rutin veya şartlı amonyaklı atık su deşarjını yasaklayın.
Sadece akut toksisiteye değil, uzun vadeli ekosistem ve reaktif azot etkilerine odaklanın.
Gemide depolama ve liman kabul tesisleri için küresel bir çerçeve oluşturun.
Amonyak kullanımının yaygınlaşmasından önce bilimsel ve şeffaf bir çalışma programı başlatın.
Karbon emisyonlarını azaltma hedefi doğrultusunda hızlanan yakıt dönüşüm sürecinde, çevre gruplarına göre riskin atmosferden okyanusa kaydırılması kabul edilemez. Amonyağın denizcilikte başarılı bir alternatif yakıt olabilmesi için amonyaklı atık su deşarjı konusunun en baştan net ve sıkı kurallarla düzenlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
IMO Kirlilik Önleme ve Müdahale Alt Komitesi toplantısına ilişkin detaylar kurumun resmi internet sitesinde de yer alıyor.
“resmi internet sitesinde” ifadesine: https://www.imo.org
Denizcilikte alternatif yakıtların çevresel etkileri, Deniz Gündem’in Ocak 2026 tarihli karbon ve emisyon özel dosyasında kapsamlı şekilde ele alınmıştı. Küresel regülasyonlar, ETS süreci ve sıfır emisyon hedeflerinin sektör üzerindeki etkilerine ilişkin detaylı değerlendirmelere dosya çalışmamızdan ulaşabilirsiniz.