Rusya, Kuzey Deniz Rotası’ndaki kargo trafiğini canlı tutabilmek için nükleer enerjiyle çalışan buzkıran filosu üzerindeki baskıyı artırıyor. Yaşlanan gemiler ve Batı yaptırımları nedeniyle köşeye sıkışan Moskova, filonun yıllık deniz mesaisini 270 güne çıkararak büyük bir teknik ve çevresel riski göze alıyor.
Küresel ısınma ve jeopolitik rekabetin merkezine oturan Kuzey Deniz Rotası’nda (NSR) sular ısınıyor, ancak buzlar aynı hızla erimiyor. Rusya’nın bu stratejik rotadaki kargo gemilerine eşlik etmekle görevli nükleer buzkıran filosu, artan iş yükü, Batı yaptırımlarının getirdiği gecikmeler ve öngörülemeyen buz koşulları nedeniyle kapasitesinin sınırlarına dayanmış durumda.
Devlet nükleer operatörü Rosatom ve Arktik yetkilileri arasında varılan yeni bir mutabakata göre gemilerin denizde kalma süresi uzatıldı. Arktik Direktörlüğü Başkanı Vyacheslav Ruksha, filonun daha önce yaklaşık 8 ay (240 gün) olan yıllık seyir hedefinin artık 270 güne çıkarıldığını duyurdu. Bu durum, nükleer reaktörlerin yakıt ikmali ve gemilerin teknik bakımı için ayrılan hayati sürelerin tehlikeli biçimde kısalması anlamına geliyor.

Rosatom CEO’su Alexey Likhachev yönetimindeki kurum, şu anda sekiz nükleer buzkıran işletiyor ve üç yeni geminin inşası sürüyor. Ancak filonun belkemiğini oluşturan ve yaklaşık 40 yıldır hizmet veren Taymyr ve Vaygach gibi gemilerin önümüzdeki on yıl içinde hizmetten çekilmesi bekleniyor. Rus yetkililer, 2030 yılına kadar Kuzey Kutbu’nda yıl boyu kesintisiz taşımacılık için 12 ila 14 gemiye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Ancak mevcut şartlarda bu sayının uzun yıllar boyunca 10 civarında kalması muhtemel.
Batı’nın uyguladığı yaptırımlar, filonun bakım süreçlerini adeta bir lojistik kabusa çevirmiş durumda. Geçtiğimiz yıl, Project-22220 sınıfı gemilere hizmet vermesi planlanan yüzer bir havuzun çekme işlemi İngiltere’nin yaptırımları nedeniyle durdurulmuş ve havuz Akdeniz’de mahsur kalmıştı. Bu kriz, devasa Arktika buzkıranını onarım için Murmansk’tan St. Petersburg’a kadar ekstra mil katetmek zorunda bıraktı. Yeni nesil Lider sınıfı gemilerin inşası da yaptırımlar yüzünden on yılın sonuna kadar defalarca ertelendi.
Değişen iklim koşulları da filoyu zorluyor. Çukçi Denizi’ndeki yoğun yaz buzulları, gemilerin beklenenden çok daha uzun süre denizde kalmasına yol açıyor. Uzmanlar ise bu tablonun yaratabileceği tehlikelere dikkat çekiyor. Norveç merkezli çevre gözlem örgütü Bellona Vakfı, orijinal tasarım ömürlerini aşan nükleer reaktörlerin Arktik gibi acil müdahale imkanlarının kısıtlı olduğu bir bölgede kullanılmasının çok yüksek kaza ve sızıntı riski taşıdığı konusunda uyardı.
Tüm bu teknik ve çevresel risklere rağmen Moskova için stratejik bahisler çok yüksek. LNG ihracatını artırmak ve bölgedeki gücünü pekiştirmek isteyen Rusya, Kuzey Kutbu’ndaki hedefleri uğruna filonun limitlerini zorlamaya devam edecek gibi görünüyor.
İlgili haberler:
https://denizgundem.com/rusya-filosuna-iki-yeni-arc7-buzkiran-tanker-ekliyor/
https://denizgundem.com/rusya-kuzey-deniz-yolu-icin-56-yeni-gemi-insa-edecek/