Karadeniz’de düzenlenen Sea Breeze 2025 tatbikatı, savaş sonrası deniz güvenliğini sağlama hedefiyle bu yıl özellikle deniz mayınlarına odaklanıyor. Türkiye’nin stratejik konumu ve Boğazlar üzerindeki kontrolü, tatbikatın en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. 30 Haziran- 11 Temmuz tarihleri arasında Birleşik Krallık’ta düzenlenen Sea Breeze-II Tatbikatı’na Türkiye de iştirak ediyor.
Türkiye, 2023’te Boğazlar’ı savaş gemilerine kapatarak Karadeniz’deki askeri hareketliliği sınırlandırmıştı. Bu karar, Karadeniz’i NATO dışı ülkeler için büyük ölçüde kapatırken, bölge ülkeleriyle iş birliğini güçlendirdi. Türkiye, hem kendi donanma kabiliyetiyle hem de koordinasyon gücüyle tatbikatta aktif rol üstleniyor.

Ukrayna, Karadeniz’e döşediği mayınlarla Rusya’nın denizden ilerlemesini engelledi. Ancak bu savunma hattı, savaş sonrasında sivil ve askeri deniz trafiği için büyük bir risk haline geldi. Sea Breeze 2025, bu tehdidi azaltmak için düzenleniyor. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya ile birlikte mayınların izlenmesi ve imhasına katkı sağlıyor.
Tatbikatta kullanılan insansız deniz araçları, mayınların tespiti ve imhasında önemli bir yer tutuyor. Türkiye dahil birçok ülke, bu araçları kendi gemilerinden denize indirerek riskleri azaltıyor. Bu sistemler, özellikle insan hayatını tehlikeye atmadan operasyon yapılmasına olanak tanıyor.
Belçika ve Hollanda donanmalarından devredilen iki mayın karşı tedbir gemisi, Ukrayna’ya teslim edildi. Bu gemilerin bölgeye sevki sırasında Türkiye, liman altyapısı ve lojistik anlamda önemli destek sağladı. Böylece Karadeniz’deki deniz güvenliğinde Ukrayna’nın kapasitesi de artırılmış oldu.

Tatbikat, NATO’nun çok uluslu harekât kabiliyetini artırmayı hedefliyor. Türkiye, komuta-kontrol süreçlerine katılarak müttefikleriyle entegrasyonunu güçlendiriyor. Ayrıca, Türkiye’nin katılımıyla bölgede istikrarın sağlanmasına yönelik mesajlar da veriliyor.