ABD yönetimi, Doğu Kıyısı açıklarında yapımı süren beş açık deniz rüzgar enerjisi santraline ait kira sözleşmelerini askıya aldı. İçişleri Bakanlığı tarafından alınan kararın gerekçesi olarak, türbinlerin radar sistemleri üzerinde oluşturabileceği olası etkiler ve ulusal güvenlik endişeleri gösterildi. Bakanlık, askıya alma süresince geliştiriciler ve eyalet yönetimleriyle birlikte çalışılarak risklerin yeniden değerlendirileceğini açıkladı.
Karar, halihazırda gelişim aşamasında olan ABD açık deniz rüzgar enerjisi sektörü üzerinde önemli bir baskı yarattı. Açıklamanın ardından sektörde faaliyet gösteren şirketlerin hisselerinde sert düşüşler yaşandı. Danimarkalı enerji şirketi Orsted A/S, ABD’deki projeleri nedeniyle değer kaybederken, rüzgar türbini üreticisi Vestas Wind Systems ve ABD merkezli Dominion Energy hisseleri de satış baskısıyla karşılaştı.
Askıya alma kararı, Donald Trump yönetiminin açık deniz rüzgar enerjisine yönelik sert tutumunun son halkası olarak değerlendiriliyor. Trump, göreve geldiği ilk günlerden itibaren sektöre yönelik kısıtlamalar getirmiş, bu adımlar çok sayıda hukuki itiraza neden olmuştu. Yakın zamanda bir federal yargıç, yeni projelere getirilen genel yasağın hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti.
Uzmanlar, ulusal güvenlik gerekçesinin projeleri uzun vadeli olarak durdurmak için yeterli olup olmayacağı konusunda temkinli. Analistler, rüzgar türbinlerinin radar sistemleri üzerindeki etkilerinin uzun süredir bilindiğini ve bu konuda yeni bir teknik bulgunun ortaya konulmadığını vurguluyor.
Karara eyalet yönetimlerinden de sert eleştiriler geldi. Connecticut Senatörü Chris Murphy, askıya alma kararının yeni bir hukuki süreci tetikleyeceğini savundu. New York Valisi Kathy Hochul ise, projeleri durdurmak için “inandırıcı bir gerekçe bulunmadığını” belirterek, enerji bağımsızlığının ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Akademik çevreler de karara mesafeli yaklaşıyor. Cornell Üniversitesi İklim Çalışmaları Enstitüsü yetkilileri, Avrupa’da onlarca yıldır açık deniz rüzgar santrallerinin faaliyet gösterdiğini ve bu tesislerin askeri kurumlar da dahil olmak üzere kapsamlı güvenlik incelemelerinden geçtiğini hatırlatıyor.
Askıya alma kararından etkilenen projeler arasında Massachusetts açıklarındaki Vineyard Wind 1, Revolution Wind, Coastal Virginia Offshore Wind ile New York açıklarındaki Empire Wind 1 ve Sunrise Wind bulunuyor. Bazı geliştiriciler, projelerdeki çalışmaların geçici olarak durdurulduğunu açıklarken, sektör temsilcileri kararın istihdam ve tedarik zinciri üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.