ABD’de yenilenebilir enerji yatırımları, açık deniz rüzgar projelerine yönelik alınan askıya alma kararlarıyla yeni bir belirsizlik dönemine girdi. Empire Offshore Wind LLC, İçişleri Bakanlığı’nın Empire Wind projesinin inşaatını durdurma kararına karşı Columbia Bölgesi Bölge Mahkemesi’nde dava açtı.
Şirket, yargı süreci devam ederken çalışmaların sürmesine izin verecek geçici bir ihtiyati tedbir talep ediyor. Hukuki girişim, açık deniz rüzgarı alanında faaliyet gösteren şirketlerle Trump yönetimi arasındaki gerilimin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Projenin geliştiricisi olan Norveç merkezli enerji şirketi Equinor, askıya alma kararını “hukuka aykırı” olarak nitelendirirken, kararın hem proje ilerlemesini hem de uzun vadeli yatırım güvenini tehdit ettiğini savundu.
Empire Wind projesi halihazırda yüzde 60’tan fazla tamamlanmış durumda. Projeye bugüne kadar 4 milyar doların üzerinde yatırım yapılırken, proje finansmanı kapsamında ayrılan 2,7 milyar dolarlık kaynağın büyük bölümü kullanıldı.
Projenin inşaat süreci, yalnızca enerji üretimi açısından değil, istihdam boyutuyla da dikkat çekiyor. Empire Wind, hem açık deniz sahasında hem de Güney Brooklyn Deniz Terminali’nin yeniden yapılandırılması sürecinde yaklaşık 4 bin kişiye istihdam sağladı.
Tamamlandığında, proje New York State Energy Research and Development Authority ile yapılan sözleşme kapsamında yaklaşık 500 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaşmayı hedefliyor.
ABD İçişleri Bakanlığı’nın 22 Aralık’ta aldığı askıya alma kararı, Trump yönetiminin ulusal güvenlik değerlendirmelerine dayanıyor. Karar, Doğu Kıyısı boyunca yapımı süren beş büyük açık deniz rüzgar projesini etkiliyor.
İçişleri Bakanı Doug Burgum, alınan kararın gerekçesini “ABD kıyılarına yakın büyük ölçekli rüzgar türbinlerinin radar sistemleri üzerinde yaratabileceği riskler” olarak açıkladı. Yönetim, türbin kuleleri ve kanatlarının askeri ve sivil radarlar üzerinde parazit yaratabileceğini savunuyor.
Empire Wind, hukuki mücadelede yalnız değil. Danimarka merkezli Ørsted de Revolution Wind projesinin askıya alınmasına karşı mahkemeye başvurdu. Proje askıya alındığında yüzde 80 oranında tamamlanmış durumdaydı.
Sektör temsilcileri, söz konusu projelerin hem Trump hem de Biden yönetimleri döneminde kapsamlı güvenlik incelemelerinden geçtiğine dikkat çekiyor. American Clean Power Association CEO’su Jason Grumet, kararların yatırım ortamında ciddi belirsizlik yarattığını belirtti.
Uzmanlara göre açılan davalar, yalnızca Empire Wind projesinin değil, ABD’nin açık deniz rüzgar enerjisi hedeflerinin geleceğini de şekillendirecek. Mahkemenin vereceği karar, ulusal güvenlik gerekçelerinin yenilenebilir enerji yatırımları üzerinde ne ölçüde belirleyici olacağını ortaya koyacak.
Süreç, milyarlarca dolarlık yatırımların kaderini ve ABD’nin enerji dönüşümündeki yönünü belirleyecek önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.