Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji öncülüğünde İstanbul’da gerçekleştirilen zirvede, atık yağlardan üretilen yerli biyoyakıtların deniz taşımacılığında yarattığı stratejik ve çevresel dönüşüm masaya yatırıldı.
Küresel ticaretin ana omurgasını oluşturan deniz taşımacılığı, uluslararası karbon regülasyonları ve düşük emisyon hedefleri doğrultusunda kapsamlı bir yakıt dönüşümünden geçiyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği’nin sera gazı emisyonlarını kısıtlayan yeni düzenlemeleriyle birlikte, düşük karbonlu yakıtlara erişim yalnızca çevresel bir sorumluluk olmaktan çıkıp lojistik ve ticari rekabetin merkezine yerleşti. Bu stratejik dönüşüm, Arkas Bunker ve DB Tarımsal Enerji iş birliğiyle İstanbul’da düzenlenen “Denizcilikte Biyoyakıt” seminerinde masaya yatırıldı.

Hilton Bosphorus İstanbul’da gerçekleşen ve denizcilik ile enerji sektörlerinin önemli isimlerini bir araya getiren seminerde; biyoyakıt kullanımının teknik gereklilikleri, makine uyumu, uluslararası sertifikasyon süreçleri ve saha uygulamaları detaylı bir şekilde paylaşıldı.
Seminerde söz alan DB Tarımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı; biyoyakıt dönüşümünün atık yönetiminden küresel lojistiğe uzanan bütünleşik bir değer zinciri yarattığına dikkat çekti.

Tamamı Türkiye’de toplanan atık bitkisel yağların kullanılarak ham madde tedarik güvenliğinin sağlandığını vurgulayan Borovalı, “Geliştirdiğimiz model, Türkiye’nin sürdürülebilir denizcilik yakıtlarında güçlü bir tedarikçi ve bölgesel çözüm merkezi olabileceğini kanıtladı. Ürettiğimiz yakıt, gemilerde hiçbir teknik modifikasyon gerektirmeden kullanılabiliyor ve yüzde 93,7’ye varan sera gazı emisyonu azaltım potansiyeliyle Avrupa standartlarında rekabetçi bir alternatif sunuyor” ifadelerini kullandı.
Düşük karbonlu yakıtlara geçişin uzak bir gelecek değil, bugünün meselesi olduğunun altını çizen Arkas Bunker Genel Müdürü Seçkin Gül, operasyonel sahadaki somut verileri paylaştı.

İki yılı aşkın süredir biyoyakıt operasyonlarını yürüttüklerini belirten Gül, “Bugüne kadar 32 farklı gemi tipine 60 seferde 15 bin tondan fazla yakıt ikmali gerçekleştirdik ve 14 bin 500 ton emisyon azalttık. Karbon maliyeti; yakıt seçiminden rota planlamasına, müşteri tercihinden finansman koşullarına kadar her alanda etkisini artıracak” dedi.
Alanında uzman isimlerin sunum yaptığı etkinlikte; yeni gemi yatırımı veya uzun vadeli altyapı dönüşümü gerektiren diğer alternatif yakıtların aksine, biyoyakıtın mevcut operasyonlara hızla entegre edilebildiği vurgulandı.
Prof. Dr. Mustafa İnsel, uluslararası regülasyonların biyoyakıtı kritik bir köprü konumuna getirdiğini aktarırken; Arkas Deniz Ticaret Filosu Genel Müdür Yardımcısı Erdem Soyek ve Arkas Denizcilik Grubu Sürdürülebilirlik Direktörü Serra Tükel, IMO’nun 2050 sıfır karbon hedefleri doğrultusunda biyoyakıtların operasyonel işleyişteki başarısına dikkat çekti.
Everllence Satış Müdürü Serhat Hazar Sağlam ve OddyShip Yazılım Danışmanlık Kurucu Ortağı Yusuf Özcan Demir ise mevcut filoların makine altyapılarıyla tam uyum sağlayan bu yakıt türünün stratejik, yazılımsal ve ekonomik avantajlarını katılımcılara aktardı.
Toplantının en çok dikkat çeken başlıklarından biri, Türkiye’nin bölgesel konumu oldu. Türkiye’nin mevcut liman altyapısı, stratejik coğrafi konumu ve DB Tarımsal Enerji ile Arkas Bunker’ın oluşturduğu uçtan uca yerli tedarik zinciri; ülkeyi Akdeniz, Karadeniz ve Avrupa deniz hatlarında düşük karbonlu yakıtların ana ikmal merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor.
Benzer Haberler:
Arkas Line Filosuna 500 Yeni Reefer Konteyner Katıyor