Hilal Er, Kızıldeniz, Hint Okyanusu ve Batı Afrika hattında hızla değişen tehdit ortamı karşısında deniz güvenliğinin artık yalnızca reaktif önlemlerle değil; sahaya dayalı, çok katmanlı ve bütüncül bir operasyon yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini Deniz Gündem’e değerlendirdi. Er, bu görevi kendisinden önce başarıyla yürüten Ali Kuray’a katkılarından dolayı teşekkür ederken, gelinen noktada sürdürülebilir operasyonel deneyim ve kurumsal bilgi birikiminin, deniz güvenliği operasyonlarının etkinliği ve sürekliliği açısından kritik rol oynadığını vurguladı.

Güvenlik Operasyonları Yöneticisi sıfatıyla yürüttüğüm çalışmalarda, deniz güvenliğini yalnızca fiziki tehditlere karşı geliştirilen önlemler çerçevesinde değil; saha operasyonları, deneyimli silahlı personel, dijital izleme ve istihbarat destekli analizlerin entegre edildiği çok katmanlı bir yönetim süreci olarak değerlendiriyorum. Değişken risk ortamı, bu yapının sahayla uyumlu ve dinamik biçimde kurgulanmasını gerekli kılıyor.
Özellikle Hint Okyanusu ve Kızıldeniz hattında Husi kaynaklı saldırıların artması, deniz güvenliği anlayışının yeniden şekillenmesine neden oldu. Bölgede karşılaşılan tehditler klasik korsanlık faaliyetlerinden farklı olarak; füze, insansız hava aracı (UAV) ve asimetrik saldırı unsurlarını içerebiliyor. Bu nedenle operasyonlarımızda, yalnızca silahlı güvenlik ekiplerinin sahadaki varlığı değil; anlık tehdit takibi, rota analizi ve dijital risk değerlendirme sistemleri de aktif olarak kullanılıyor.
Sorumluluğum altında planlanan her operasyonda; geminin tipi, serbest bordası, seyir hızı, yük durumu ve bölgesel tehdit profili ayrı ayrı analiz ediliyor. Özellikle yüksek riskli sularda alınan güvenlik kararlarının sahadaki gerçeklikten kopuk olmaması kritik önem taşıyor. Bu noktada dijital servislerimiz, operasyonel karar alma süreçlerini destekleyen ve sahadaki uygulamayı daha isabetli hâle getiren bir rol üstleniyor.
Silahlı Muhafızlar ve Operasyonel Sahadaki Rolü
Yüksek riskli bölgelerde güvenliğin temelini hâlâ fiziki caydırıcılık ve sahada görev yapan deneyimli silahlı personel oluşturuyor. ESKO Marine olarak silahlı deniz güvenliği hizmetlerini, operasyonun yürütüldüğü bölgeye ve yerel mevzuata uygun şekilde, uluslararası ve yerel partnerlerimiz aracılığıyla koordine ediyoruz.
Bu kapsamda Ambrey, Diaplous Maritime Services, Seagull Maritime Security, PVI Ltd. ve Marisk gibi uluslararası firmalarla çalışırken; özellikle Batı Afrika’da her ülkenin kendi devlet eskort gemileri (SEV) ve yerel askeri / deniz kuvvetleri ekipleri ile operasyon yürütüyoruz. Söz konusu hatta güvenlik, tek tip bir model üzerinden değil; her ülkenin kendi yasal çerçevesi ve operasyonel düzenlemeleri doğrultusunda uygulanıyor.
Batı Afrika Operasyonları: Ülke Bazlı Güvenlik Yapıları
Batı Afrika operasyonları, ülke bazlı planlama yapılmasının zorunlu olduğu bir güvenlik ortamı sunuyor ve bu bölgede operasyonlar; ülkelere ait Security Escort Vessel (SEV)’ler ve yerel silahlı askeri ekipler ile gerçekleştiriliyor.
Örneğin;
Bu yapı, Batı Afrika’da güvenliğin merkezi değil; yerel ve devlet kontrolünde yürütüldüğünün en net göstergesi. Bu nedenle operasyonların doğru şekilde planlanabilmesi için; hangi sularda hangi ülkenin yetkisinin başladığı, hangi noktada ekip ve eskort değişimi yapılacağı ve yerel prosedürlerin eksiksiz uygulanması konuları büyük önem taşıyor.
ESKO Marine olarak Batı Afrika’daki operasyonlarda, bu geçişleri ve koordinasyonu doğrudan yönetiyor; gemi kaptanları ve armatörler için sahaya uygun, yasalara tam uyumlu ve kesintisiz bir güvenlik akışı sağlıyoruz.
Sonuç
Deniz güvenliği, günümüz koşullarında statik bir hizmet değil; coğrafyaya, tehdide ve yerel mevzuata göre şekillenen dinamik bir yönetim süreci. Hint Okyanusu’ndan Batı Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada edindiğimiz saha deneyimi; partnerlerimiz, ülkelere ait SEV yapıları ve dijital servislerle desteklenen operasyon modelimiz sayesinde, ESKO Marine bünyesinde uygulanabilir, yasalara uyumlu ve sahada karşılığı olan güvenlik çözümleri üretmeye devam ediyorum.
Benim için her başarılı operasyon, yalnızca bir geminin güvenli şekilde seyrini tamamlaması değil; mürettebatın güvenliğinin sağlanması ve deniz ticaretinin sürdürülebilirliğine katkı sunulması anlamına geliyor…
Deniz ve sigorta gündemini derinlemesine inceleyen kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz:
🔗 https://denizgundem.com/deniz-gundem-subat-2026-denizin-yeni-dili-guvenlik-ve-sigorta/