Açık kaynaklı algoritmaların yarattığı “bilgi zehirlenmesi” riskine karşı, yalnızca doğrulanmış gemi dokümanlarını temel alan güvenli bir dijital çağ başlıyor. SeaProfs Genel Müdürü Gürbüz Can, insan tecrübesini yapay zeka destekli dijital danışmanlarla harmanlayan teknolojilerin, seyir emniyetini ve operasyonel kararları nasıl yeniden şekillendirdiğini Deniz Gündem okurları için değerlendirdi.
Denizcilik sektörü, asırlara dayanan köklü tecrübe birikiminin ve katı uluslararası regülasyonların kesiştiği devasa bir ekosistemdir. Hata payının sıfıra yakın olduğu bu zorlu arenada dijitalleşme rüzgârı, artık yalnızca vizyoner bir adım değil, hayati bir operasyonel zorunluluk hâline gelmiştir. Ancak açık denizlerde internet erişiminin yaygınlaşması, standart açık kaynaklı araçların ürettiği teyitsiz verileri de gemi köprüüstüne taşıyarak “bilgi zehirlenmesi” adı verilen yeni nesil güvenlik risklerini doğurmuştur. İşte tam bu noktada, denizcilikte yapay zeka kullanımını sıfır risk ve doğrulanmış bilgi temeline oturtan SeaProfs devreye giriyor.

“Belgesi olmayan bilgi, denizde pusulasız yol almaya benzer” felsefesiyle hareket eden SeaProfs Genel Müdürü Gürbüz Can ile sektörün dijital rotasını konuştuk. İnsan deneyiminin her zaman dümende kaldığı, yapay zekânın ise kararları doğrulayan sadık bir “dijital danışman” olarak mürettebata nasıl entegre edildiğini Deniz Gündem Haziran 2026 sayımızda tüm şeffaflığıyla mercek altına alıyoruz.
SeaProfs’un hikâyesi aslında bizim yıllardır sektörde edindiğimiz tecrübeyi paylaşma isteğimizle başladı. 2024’te, bu birikimi sektöre danışmanlık hizmeti olarak aktarmak için yola çıktık. 2025 yılı itibarıyla ise bu birikimi yapay zekâ ile birleştirerek yolculuğumuzda yeni bir şerit açtık. Bugün SeaProfs hem insan tecrübesini hem de yapay zekânın gücünü bir araya getirerek denizcilik sektöründe güvenli, verimli ve sürdürülebilir çözümler üretiyor.
Geleneksel denizcilik operasyonları, büyük ölçüde insan tecrübesine dayanıyor. Bu yapı, güvenlik ve regülasyon açısından kritik olmakla birlikte, hız ve verimlilik konusunda sınırlı kalıyordu. SeaProfs olarak biz, 2025’ten itibaren yapay zekâ ile tecrübemizi birleştirerek bir dönüşüm başlattık. Bugün teknoloji odaklı yapımız, operasyonlarda karar verme ve çözüm üretme süreçlerini ciddi oranda kısaltarak gemilere daha güvenli ve verimli bir çalışma modeli sunuyor.
SeaProfs AI’ı geliştirirken odağımıza aldığımız temel problem, bilgi zehirlenmesi riski oldu. Gemilerde internetin yaygınlaşmasıyla birlikte mürettebatın açık kaynaklı yapay zekâ araçlarından bilgi alması, yanlış yönlendirmelere ve operasyonel risklere yol açıyordu. Biz bu noktada Verified Information Engine (Doğrulanmış Bilgi Motoru) mantığı ile çalışan “Risk Reduction Tools” başlığı altında “Digital Compliance Officer” ve “Digital Service Engineer” isimli ürünlerimizi geliştirerek hizmete sunduk. SeaProfs AI, yalnızca şirketin ve geminin dokümanlarını temel alarak, yapay zekâ ile güçlendirilmiş bilgiyi çok hızlı bir şekilde kullanıcıya sunuyor.
Denizcilik sektöründe her kararın arkasında büyük bir sorumluluk vardır. Bir formun yanlış doldurulması ya da bir arızaya yanlış müdahale ciddi sonuçlar doğurabilir. Biz SeaProfs AI’ı geliştirirken bu hassas dengeyi göz önünde bulundurduk. Yaklaşımımız basitti: “Geminin kendi belgeleri dışında hiçbir kaynağa güvenme.” Böylece mürettebatın internetten bulduğu hatalı bilgiler yerine, her yanıtın dayandığı sayfa ve doküman bellidir. Bu yaklaşım sayesinde yapay zekâ, sektörde riskleri azaltan, denetimlerde güven veren ve operasyonları hızlandıran bir standart hâline geliyor.
Denizcilikte insan deneyimi vazgeçilmezdir. Bir kaptanın yıllar içinde edindiği sezgi, bir başmühendisin makinelerin sesinden çıkardığı anlam, hiçbir algoritmayla birebir kopyalanamaz. Bir gemi operasyonunda insan deneyimi ile yapay zekâ destekli analiz arasındaki dengeyi kurarken temel yaklaşımımız, insan kararını merkezde tutmak, yapay zekâyı ise güvenilir bir destek mekanizması olarak konumlandırmak oldu. SeaProfs AI, mürettebatın tecrübesini ikâme etmeyi değil, onu güçlendirmeyi hedefler.

SeaProfs’u farklı kılan şey, teknolojiye tek başına odaklanmaması. Bizim çıkış noktamız yılların denizcilik tecrübesi. Bu tecrübeyi alıp yapay zekâ ile yeniden şekillendirdiğimizde ortaya sıradan bir teknoloji uygulaması değil, gemilere ve şirketlere özel çözümler çıkıyor. Yani biz aslında bir teknoloji şirketi değiliz; denizcilik bilgisini teknolojiyle dönüştüren bir köprü gibiyiz.
Ben ilk gemiye çıktığım zamanlarda etkin şekilde Excel ve Word kullanabilen zabitlerin diğerlerinden ayrıldığını çok net hatırlıyorum. O dönem için bu, küçük bir fark gibi görünse de aslında geleceğin habercisiydi. Bugün aynı tablo yapay zekâ ve dijital çözümler için geçerli. Teknolojiyi doğru yerlere koyan ve doğru kullananlar hep bir adım önde olacak. Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumu da tam olarak buna bağlı: ne kadar hızlı uyum sağlarsak, ne kadar erken bu dönüşümün içinde olursak, küresel denizcilik sektöründe o kadar güçlü bir rol üstleneceğiz. Biz SeaProfs olarak bu sürecin hızlanmasına katkı sağlamak için tecrübemizi teknolojiyle birleştiriyoruz.
Her segmentin kendine özgü operasyonel dinamikleri, risk profilleri ve regülasyon gereklilikleri bulunuyor. Biz bu çeşitliliği bir avantaj olarak gördük ve yapay zekâ çözümlerimizi yalnızca tek tip operasyon için değil, farklı gemi tiplerinin ihtiyaçlarına uyarlanabilir şekilde tasarladık. Bu yaklaşım, SeaProfs’u sektörde yalnızca bir danışmanlık firması değil, aynı zamanda çok yönlü bir çözüm ortağı hâline getirdi.
Denizcilikte öğrendiğim en önemli gerçek şu: belgesi olmayan bilgi, denizde pusulasız yol almaya benzer. Denetimlerde bir eksiklik bulunduğunda, soyut ifadeler sizi asla korumaz. Ama kaynağı belli, doğrulanmış bilgiyle konuştuğunuzda, otoriteler karşısında güvenle durabilirsiniz. SeaProfs AI’nın vizyonu da burada devreye giriyor: mürettebatın ve şirketlerin ayaklarını yere sağlam basmasını, her kararın arkasında kanıtlı ve güvenilir bilgi olmasını sağlamak. Önümüzdeki dönemde teknolojiyi bu anlamda doğru kullanan şirket ve gemiler daha özgüvenli olacaklar.
SeaProfs’un yolculuğu aslında tek bir hedefe odaklanıyor: denizcilikte tecrübeyi teknolojiyle buluşturup sektöre yenilikler sunmak. Bugün gemi operasyonlarında mürettebata rehberlik eden yapay zekâ asistanlarımız var; yarın ise İK ve eğitim departmanlarına yönelik çalışmalarımız olacak. Çünkü biliyoruz ki denizcilikte dönüşüm aslında insan kaynağının gelişiminde de başlıyor. Bizim vizyonumuz, bu ürünleri sadece Türkiye’de değil, globalde de yaygınlaştırmak.
Böylece hem ülkemiz adına sektörde güçlü bir rol üstlenmek hem de denizcilikte güvenli yapay zekâ kullanımını yeni bir standart hâline getirmek istiyoruz.
Son olarak: Kaynağı belli bilgi, güvenli limandır. Açık kaynak araçlar yerine kaynak gösteren araçlar kullanın, gemileriniz güvende kalsın…
Denizcilikte haberleşmenin derinlemesine incelendiği kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz: