Asırlık teknoloji markaları Sperry Marine ve Cobham/Sailor’ın Türkiye temsilcisi STT, veri akışından siber güvenliğe, uzaktan erişimden otonom gemilere uzanan yeni denizcilik çağının altyapısını kuran oyuncular arasında yer alıyor.
Denizcilik sektörü, tarihin en kapsamlı teknolojik devrimlerinden birinin tam ortasından geçiyor. Asırlık mühendislik tecrübesiyle küresel sektöre yön veren Sperry Marine ve Cobham/Sailor markalarının Türkiye temsilcisi STT, bu dijital dönüşümün ülkemizdeki en güçlü mimarları arasında yer alıyor.

Deniz Gündem olarak, yeni nesil denizcilik teknolojileri ile köprüüstünde değişen dengeleri STT-İstanbul Satış ve Pazarlama Müdürü Kpt. Hakan ARAL ile konuştuk. Veri akışından zorunlu siber güvenlik regülasyonlarına, Starlink uydularının yaratacağı iletişim devriminden otonom gemilerin inşasına kadar uzanan bu ufuk açıcı röportajda, rotamızı sektörün geleceğine çeviriyoruz.
Öncelikle STT-London ve STT-İstanbul ofislerimizle 43 yıldır denizcilik sektörüne hizmet vermekte olduğumuzu memnuniyetle belirtmek isterim.
Temsilcisi olduğumuz Sperry Marine firması ise tüm dünyada iyi bilinen sivil ve askerî her türlü deniz taşıtının seyir ekipmanları üretimi konusunda uzmanlaşmış asırlık bir firmadır. Mevcut kurallar ve kullanıcı gereksinimleri doğrultusunda yaptığı üst düzey Ar-Ge çalışmaları ile en yüksek düzeyde teknolojik ürünleri üretmektedir. Yine Sperry Marine kadar köklü bir geçmişe sahip Cobham/Sailor firması ise haberleşme ekipmanları konusunda temsilcisi olduğumuz bir diğer firmadır.
Cobham/Sailor firması aynı zamanda Sperry Marine firmasının çözüm ortağıdır.
Bu kapsamda tüm tedarik, servis ve garanti hizmetlerini tek bir çatı altında sunma olanağına da sahibiz.
Tüm dünyaya yayılmış Sperry Marine ve Cobham/Sailor firmalarının yetkili satış ve servis acentaları zincirinin bir parçası olarak, tamamı yurtdışı üretici firma eğitimli, sertifikalı 12 servis mühendisimizle hem ülkemizdeki gemi sahipleri hem de gerek ülkemiz limanlarına gelen gerekse boğazlardan geçiş yapan gemilerin sahipleri olan yerli ve yabancı 400’den fazla farklı müşterimize servis hizmeti vermekteyiz.
Ayrıca Türk tersanelerinde inşa edilen yeni inşa edilen gemilerin komple köprüüstü seyir ve haberleşme ekipmanlarının tedarik, montaj ve devreye alma işlerini anahtar teslim bazında icra etmekteyiz.
Bugüne kadar sivil, askerî 150’den fazla projeyi sorunsuz teslim ettik.
Bu konuda söylenecek çok söz var ama konuyu özetlemek açısından en uygun cümle sanırım, “iletişim denizciliğin en önemli unsurudur” olacaktır. Tabii aslında sadece denizcilik sektörü demek de doğru değil, hemen hemen tüm sektörlerde artık hızlı, etkin iletişim işin en önemli parçası konumundadır.

Seyir ve haberleşme sistemleri arasındaki entegrasyon, kullanıcıların cihazlardan maksimum fayda sağlaması ve güvenlik açısından en önemli unsurdur. Biraz teknik bir konu olarak, fazla detaya girmeden özetlemek gerekirse cihazların birbirleri arasındaki data akışı, güvenlik ve hızlı analiz açısından artık vazgeçilmez bir konudur.
Geçmişte günde 1-2 geminin geçtiği dünyadaki önemli geçiş yolları, günümüzde günde yüzlerce geminin geçtiği geçiş yollarına dönmüş durumdadır. Artık geçmişteki gibi dar geçiş yollarında köprüüstündeki zabitin kendisine denizci deyimi ile çapariz veren, yani geçişine engel olan gemilerden kurtulması, tehlikelerden uzak durması, hızlı karar vermesi ve gereken manevraları zamanında yapabilmesi için geniş zamanı yoktur; saniyeler içinde kendisine bilgi veren, hatasız dataların girdi ve çıktısına sahip entegre ekranlara gereksinimi vardır.
Tüm dünyada gemi sahipleri ve işletmecileri, bedeli çok ağır olan kazalardan uzak kalmanın üst düzey seyir ve haberleşme sistemleriyle mümkün olduğunun artık farkında.

Siber güvenlik denizcilik sektörünün de gündeminde. Haberleşme sistemlerinde bu konu ne kadar belirleyici hâle geldi?
Siber güvenlik için sektörün gündeminde demek kanımca biraz eksik kalan bir ifade gibi. Çünkü artık siber güvenlik isteğe bağlı bir konu değil, kural hâline geldi. Gerekenleri temin etmek ve uygulamak zorundasınız.
Köprüüstü seyir ve haberleşme ekipmanlarının eksiksiz ve her zaman iyi bir kondisyonda olmaları yasal zorunluluk ve güvenliğin vazgeçilmez unsurudur. Bu kapsamda her biri seyir ve haberleşmede yerine göre birbirinden önemli sistemlerin sorunsuz çalışması gereklidir.
Salt bir-iki örnek vermek gerekirse Radar, ECDIS, GPS, VHF, Gyrocompass gibi ilk akla gelen ana cihazların arızalarına hızlı müdahale etmek, gereken yedek parçaları tedarik ederek onarımları hızlı tamamlamak en sık karşılaşılan teknik ihtiyaçlardır diyebilirim.
Ancak başta da belirttiğim gibi sadece kullanım açısından değil, yasal gereklilik açısından da ayrım yapmaksızın hepsi önemli demek daha doğru olur kanaatindeyim.
Örneklemek gerekirse her şey yolunda iken günlük kullanımda EPIRB ya da SART cihazlarının operasyonel anlamda gemide olmasının sizlere faydası yoktur diye düşünseniz de bunların eksiksiz ve faal olması yasal zorunluluktur; bu nedenle bu cihazları iyi korumak durumundasınız. Tabii herhangi bir tehlike anında her iki cihaz da personelin hayatta kalmasını sağlar demek, sanırım önemlerini vurgulama açısından yerinde bir ifade olacaktır.
Gerek geçiş ve manevralarda gerek sahil unsurları gerekse geçiş yapan diğer gemilerle sağlıklı haberleşme olmaksızın kaza yaparsınız. Ve bu noktada hemen eklemekte yarar var: Kaza olmasa dahi cezai yaptırıma uğrarsınız.
Bu oldukça yeni bir gelişme ve hâlen süreç geliştiriliyor. Ancak bu aşamada dahi uzaktan kontrol ile üretici veya servis acentesi tarafından sisteme bağlantı kurularak sistemin kondisyonu izlenebiliyor, bazen arıza tespiti ve yazılım güncellemesi yapılabiliyor.
Uzun yıllar kaptan olarak denizde çalıştım. Günümüzde ise donattığımız gemilerde deneme seyirlerinde gemiye katılım sağlayarak en yeni sistemleri personele öğretmeye çalışıyorum. Yeni nesil bilgisayar ve internet ile doğdu, bu açıdan adaptasyonları bizim nesle göre çok çok daha iyi diyebilirim.
Bildiğiniz gibi sadece Birleşmiş Milletler Topluluğu’nun bir parçası olan IMO’da değil, topluluğa bağlı tüm kurumlarda, devletlerin gündeminde çevre kirliliği en önemli konu olarak gündeme geliyor. Bu kapsamda IMO sürekli güvenlikle ilgili kural değişiklikleri, yeni sistem ve uygulama zorunluluklarını başlatıyor. Seyir ve haberleşme sistemlerinde de buna bağlı olarak sürekli kural revizyonları ve yeni uygulamalar oluşuyor. Bir kural yayınlandıktan sonra bundan kaçışınız yok, uymak zorundasınız.
Geçmiş dönemlere göre günümüzde daha hızlı bir adaptasyon görüyorum. Bunun aksini söylemek zaten mümkün değil. Denizcilik uluslararası bir arena, uyum sağlamazsanız yok olursunuz.
Otomasyon sistemleri için şu anda altyapı hâlâ hazırlanıyor, klas kuruluşları üreticilerle birlikte otonom gemiler için en güvenlikli uygulamaları bulmak için sürekli işbirliği içindeler.

Kusursuz haberleşme, data akışı otonom gemiler açısından en önemli unsur.
En önemli ne olacak diye sorduğunuzda basit ve kısa olarak şunu söyleyebilirim: Elon Musk’ın Starlink uyduları 12.000’e vardığında ve yapay zekâ ile tam kapasite çalışma başladığında günümüz haberleşme teknolojileri geçmişin siyah-beyaz televizyonları olacak.
Tek kelime ile “öncü” olması diyebilirim. Firmanın adı bile denizcilikte devrim niteliğindeki cayro pusulayı bulan Mr. Sperry’den geliyor.
Çok büyük bir Ar-Ge grubuna sahipler, özellikle askerî alanda bütçesel kısıtlamalara takılmadan yaptıkları çalışmalar sivil sektöre de yansıyor ve hep en iyiyi üretmeye çalışıyorlar.
Denizcilikte haberleşmenin derinlemesine incelendiği kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz: