Güneş enerjisini zorlu deniz şartlarına uyumlu hâle getirerek gemilere taşıyan Wattlab, emisyonları ve yakıt maliyetlerini azaltırken Türk armatörler için yeşil dönüşümde yepyeni fırsatların kapısını aralıyor.
Uluslararası denizcilik sektöründe dekarbonizasyon hedefleri ve sıkılaşan emisyon regülasyonları (EU ETS, FuelEU Maritime), armatörleri operasyonel verimliliği artıracak alternatif sürdürülebilir enerji arayışlarına itiyor. Tam bu noktada devreye giren Hollanda merkezli teknoloji ve denizcilik çözümleri ortağı Wattlab, güneş enerjisini gemi operasyonlarına entegre ederek sektörde ezberleri bozuyor.

Geleneksel çatı panellerinin aksine, zorlu deniz şartlarına ve gemi mimarisine (özellikle Solar Flatrack gibi yenilikçi tasarımlarla) kusursuz uyum sağlayan sistemler geliştiren Wattlab, küresel denizcilik ekosisteminde adından sıkça söz ettiriyor. Şirketin kuruluş hikâyesini, denizde güneş enerjisi kullanımının armatörlere sunduğu somut avantajları ve yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip Türkiye pazarına yönelik gelecek hedeflerini Wattlab CEO’su Bo SALET ile konuştuk.
Wattlab 2017 yılında kuruldu. İlk yıllarında şirket, havacılıktan inşaata kadar farklı sektörlerde faaliyet gösterdi. Denizcilik alanına odaklandığında ise hızla büyük bir sorun tespit etti: dekarbonizasyon. Pek çok sektörün aksine gemiler elektrik şebekesine bağlı değil ve bu durum enerji verimliliğini çok daha kritik hâle getiriyor. Bu nedenle, hâlâ pahalı olan alternatif yakıtlara geçmeden önce enerji tüketimini azaltmak ekonomik açıdan daha mantıklı görülüyor. Güneş enerjisi de tam bu noktada doğal bir çözüm olarak öne çıkıyor ve denizcilik sektörü şirket için net bir odak alanı hâline geliyor.
Wattlab’ı gerçekten farklı kılan unsur, güneş enerjisi sistemlerini denizcilik ortamlarına entegre etme konusunda sahip olduğu yaklaşık sekiz yıllık deneyimdir. Şirket, denizde ekipman kullanımının getirdiği zorlukları ve güneş enerjisi çözümlerinin gemi sistemleri ile operasyonlarına nasıl entegre edilmesi gerektiğini çok iyi biliyor.
Geleneksel güneş enerjisi şirketleri ise genellikle konut çatıları gibi kara tabanlı uygulamalara odaklanıyor ve bu uzmanlığa sahip olmuyor. Wattlab, sistemlerini gemi operasyonlarına sorunsuz şekilde uyum sağlayacak biçimde tasarlıyor; bu da standart güneş enerjisi kurulumlarından temelden farklı bir yaklaşım oluşturuyor. Şirket, kendisini güçlü teknolojik yetkinliklere sahip bir denizcilik çözümleri ortağı olarak konumlandırıyor.
En önemli faydalar, yakıt tüketiminin azalması ve emisyonların düşmesidir; bu da doğrudan maliyet tasarrufu ve regülasyonlara daha iyi uyum anlamına geliyor. Buna ek olarak, birçok armatör daha sürdürülebilir bir imaja katkı sağlamayı da değerli buluyor; çünkü bu unsur piyasada giderek daha önemli hâle geliyor.
Wattlab’ın çözümleri yakıt tüketimini azaltıyor ve dolayısıyla CO₂ emisyonlarını düşürüyor. Bu da doğrudan EU ETS kapsamındaki maliyetlerin azalmasını ve FuelEU Maritime kapsamındaki cezaların düşmesini sağlıyor. Ayrıca bu çözümler, operasyonel performans ve ticari değer açısından giderek daha önemli hâle gelen Karbon Yoğunluk Göstergesi (CII) derecesinin iyileştirilmesine de katkı sunuyor.

Yakın zamanda Vertom Tula gemisinde gerçekleştirilen tam ölçekli kurulum öne çıkıyor. Bu proje, Solar Flatrack sisteminin ilk tam ölçekli uygulaması olma özelliğini taşıyor. Proje önemli deneyimler kazandırdı ve ürünün daha da geliştirilmesine imkân tanıdı. Aynı zamanda güneş enerjisinin, özellikle diğer yakıt tasarrufu teknolojileriyle birlikte etkili biçimde çalıştığı dökme yük gemilerinde, uzun vadeli enerji kombinasyonunun bir parçası olmaya devam edeceği yönündeki inancı güçlendirdi.
Tuzlu suya maruz kalma önemli bir zorluktur ve Wattlab, sistemlerinin dayanıklılığını sağlamak için kapsamlı testler gerçekleştirmiş, performansı optimize etmek adına sürekli iyileştirmeler yapmıştır. Ancak operasyonel entegrasyon da en az bunun kadar kritiktir. Sistemlerin kullanımı kolay olmalı ve mürettebatın iş yükünü artırmamalıdır. Bu nedenle tasarım tamamen gemi operasyonlarına uyumlu şekilde geliştirilmiştir. Örneğin Solar Flatrack, ambar kapaklarının istif düzenine uyum sağladığı için yükleme ve boşaltma sırasında yerinde kalabiliyor. Gerektiğinde ise güverte yüklemesine alan açmak amacıyla birkaç saat içinde istiflenebiliyor.

Rotterdam merkezli olmak büyük bir avantaj sağladı. Denizcilik ağı oldukça güçlü ve sektörün önemli oyuncularına yakınlık, hızlı geliştirme ve test süreçlerini mümkün kılıyor. Bunun dikkat çekici örneklerinden biri, teknolojinin tam ölçekli uygulamaya geçirilmesinde önemli rol oynayan Vertom işbirliğidir.
Wattlab’ın ürünü hâlihazırda dünya genelinde kullanılabiliyor ve Türkiye, güçlü güneş enerjisi potansiyeli nedeniyle son derece cazip bir pazar olarak değerlendiriliyor. Solar Flatrack özellikle güneşli bölgelerde faaliyet gösteren gemiler için çok uygun bir çözüm sunuyor. Türk armatörlerin iletişime geçmesi teşvik ediliyor ve mevcut sistem geniş ölçüde uygulanabilir olsa da şirket, ihtiyaç duyulması hâlinde özel çözümleri değerlendirmeye açık olduğunu belirtiyor.

Sektörün, alternatif yakıtlara geçmeden önce enerji tüketimini azaltmaya öncelik vermesi bekleniyor. Verimliliği artıran teknolojiler, özellikle alternatif yakıtların yüksek maliyetli olmaya devam edeceği düşünüldüğünde, uzun vadede önemini koruyacak. Güneş enerjisi de rüzgâr destekli tahrik sistemleri ve batarya çözümleri gibi teknolojilerle birlikte bu daha geniş enerji kombinasyonunun içinde yer alacak. Etkisi özellikle, güneş enerjisi kurulumları için geniş güverte alanlarına sahip olan dökme yük gemilerinde daha belirgin olacak.
Wattlab şu anda iki temel geliştirmeye odaklanıyor. İlk olarak, farklı ambar kapağı konfigürasyonları nedeniyle yeni bir tasarım gerektiren Capesize dökme yük gemileri gibi daha büyük gemiler için bir Solar Flatrack çözümü üzerinde çalışıyor. Şirket, bu geliştirmeyle ilgilenen iş ortaklarıyla işbirliğine açık olduğunu belirtiyor. İkinci olarak ise büyük ölçekli güneş enerjisi kurulumlarıyla sinerji içinde çalışacak bir batarya sistemi geliştiriliyor. Her iki geliştirme de yıl içinde gerçek operasyon koşullarında test edilmeye hazırlanıyor.
Hollanda’da denizcilik eksenini derinlemesine inceleyen kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz: