Prof.Dr. Mustafa İnsel –
Hidroteknik Yat, Gemi ve Deniz Yapıları Tasarım Teknolojileri

IMO’nun Net Sıfır Çerçevesi görüşmelerini ertelemesi, bölgesel sera gazı emisyonlarının fiyatlandırılması mekanizmalarının yayılmasına zemin hazırlıyor. Bu durum, denizcilik sektörünün çok başlı, karmaşık ve yüksek maliyetli regülasyonlara aynı anda uyum sağlamak zorunda kalabileceğine işaret ediyor.
Günümüz deniz işletmeciliğinin en önemli konularından biri olan sera gazlarının azaltımı için küresel ve bölgesel teknik ve operasyonel tedbirler oluşturulmaktadır. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından çıkarılan gemilerin enerji verimliliği üzerine sınırlayıcı enerji verimliliği dizayn endeksi (EEDI ve EEXI), karbon yoğunluk göstergesi (CII), gemilerde enerji yönetimi (SEEMP) ve emisyon raporlaması (DCS) sektörün karşılaştığı zorluklara rağmen uyum gösterdiği regülasyonlar olarak görülmektedir. Ancak Avrupa Birliği tarafından 2024 yılı başında uygulamaya konulan Emisyon Ticaret Sistemine (ETS) denizciliğin dahil edilmesi ve denizcilikte yakıt değişimi (FuelEU Maritime) IMO kurallarından farklı olarak denizciliğe sera gazlarının azaltılmasında finansal boyutu da getirmiştir. Her ne kadar her iki regülasyon da finansal ödemeleri gerektirmekte olsa da temel olarak farklı hedefler taşımaktadır.
AB Emisyon Ticaret Sistemi
Temel yaklaşım olarak kirleten öder prensibi ortaya konmuş olup, gemilerin tüm sera gazları emisyonları için emisyon izni satın alınması gereklidir. 2005 yılından itibaren endüstri sektörlerine uygulanan sistemde diğer endüstri sektörlerinde bulunan ücretsiz emisyon izin tahsisatları denizciliğe uygulanmamış, doğrudan satın alma zorunluluğu getirilmiştir. Prensip olarak vergiden farkı, emisyon izin bedellerinin sabit fiyatlı olmaması ve mevcut Avrupa karbon piyasasında arz-talep dengesi içinde oluşan bedelden istendiği zamanda satın alınabilmesidir. Emisyon kapsamı gemi tankından sonraki emisyonlar olarak saptanmış olup, AB limanlarında ve AB limanlar arası % 100, AB dışındaki limanlardan AB limanlarına ve AB limanlarından AB dışı limanlara yapılan seferlerde % 50 emisyon kapsama dahildir.

AB ETS sistemi
AB FuelEU Maritime
Denizcilikte sera gazlarının azaltılması için Denizcilik yakıtlarının fosil yakıtların yerine sıfır veya düşük sera gazı emisyonlu yakıtların (ZNZ yakıt) kullanımının temel olduğu, bu yakıtların endüstri tarafından kullanımının fiyat dezavantajı dolayısı ile doğal süreçte oluşmayacağı düşüncesi ile birim enerji için yakıtların sera gazları emisyonlarının sınırlandırılması ve sınır üstü yakıt kullanan gemilerin ceza ödemesi prensibi taşınmaktadır. Bu durumda fosil yakıt kullanan gemiler kullandıkları yakıt miktarından bağımsız olarak ceza durumuna düşmekte, ceza miktarı kullanılan yakıt arttıkça artmaktadır. Alternatif yakıt kullanım hedefi 2025 yılında % 2 ile başlamakta, her beş yılda bir artarak 2050 yılında % 80’e varmaktadır. FuelEU Maritime hedefi, fosil yakıtları pahalı hâle getirerek, alternatif yakıt kullanımının artırılmasıdır. Gemilerin uyumunda birden fazla gemiden oluşan havuz oluşumları desteklenerek, alternatif yakıt kullanan geminin kriter altı avantajlarını diğer gemilere satabilmesi yolu açılarak dolaylı ödüllendirilmeleri sağlanmıştır.
Sera Gazı Yoğunluğu=Yıllık sera gazı emisyonuYıllık kullanılan yakıt enerjisi

FuelEU Maritime sera gazı yoğunluğu tanımı ve yıllara göre sera gazı yoğunluk azaltımı
Avrupa Birliği küresel denizcilik emisyonları fiyatlandırma mekanizmasından önce bölgesel kuralları çıkararak liderlik etmiş olmasının yanında, AB ETS ve FueEU Maritime fiyatlandırma mekanizmaları aracılığı ile yılda 9-10 milyar euro’ya ulaşabilecek kaynak oluşturmaktadır. Tüm küresel ülke denizcilerinden toplanan bu kaynağın AB denizcilik sektörünün dekarbonizasyonu için kullanılacak olması da AB denizcilerine finansal bir rekabet avantajı yaratmaktadır.
IMO Net Sıfır Çerçevesi
Küresel bir sera gazı fiyatlandırma mekanizması kurulması IMO da 2020’li yıllarda yeniden tartışılmaya başlamış ve 2025 Mayıs ayında düzenlenen MEPC 83 toplantısında Net Sıfır Çerçevesi (NZF: Net Zero Framework) kabul edilmiştir. IMO NZF temel olarak AB FuelEU Maritime benzeri bir kural olup, sera gazı yoğunluğuna göre temel hedef ve doğrudan uyum hedefleri belirlenmekte, temel hedef üzeri yüksek, doğrudan uyum hedefi ile temel hedef arası daha düşük fiyatlandırılmaktadır. IMO tarafından küresel planlanması dolayısı ile toplanacak fonların özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için kullanılması, ZNZ yakıt kullanan gemilerin ödüllendirilmesi hedeflenmektedir.

IMO NZF regülasyon tasarısı
2025 yılının Ekim ayındaki olağanüstü MEPC toplantısında karar alma süreçlerinin tıkanması dolayısı ile, görüşmelere bir yıl ara verilmiştir. Karşı çıkan tarafların öne sürdüğü üç ayrı sav bulunmaktadır. ABD başta olmak üzere bir kısım IMO üyesi devlet uluslararası vergilendirmenin uluslararası hukuka aykırı olduğu iddia etmekte, petrol ihraç eden ülkeler tasarının tam olgunlaşmadığı fosil yakıt kullanan gemilere orantısız finansal yükler getirildiği ifade etmekte, bir kısım IMO üyesi ise bu regülasyonun yürürlüğe konması durumunda bölgesel AB benzeri regülasyon nedeni ile çifte vergilendirme doğacağını öne sürmektedir.
2026 Yılından Beklentiler
Uluslararası denizcilik örgütünün Net Sıfır Çerçevesi regülasyonu tartışmaları devam etmekle beraber tartışma bu kuralın çok dışına taşmıştır. IMO açısından birkaç değişik alternatif ortaya çıkmaktadır.
a) Mevcut önerinin Ekim 2026’da oylanması durumunda kabul edilmesi mümkün görülmekle beraber, küresel olarak uygulanması problem teşkil etmektedir. Tasarı kabul yönünde görüşü olan üyelerin, tasarıyı daha iyi anlatması, eksiklerini tamamlaması tasarıya karşı olan ülkelerin görüşlerini değiştirmesi mümkün görülmemektedir.
b) IMO NZF tasarısında finansal bileşenlerin çıkarılarak teknik bir tedbir olarak uygulanması mümkün görülmektedir. Ancak bu durumda alternatif yakıtların maliyeti, kullanımının artırılmasının teşviki oldukça zor görülmektedir.
c) Tasarının reddi IMO’nun bu konuda iyice geri düşmesine yol açabilir ve bölgesel sera gazları emisyon fiyatlandırmalarına hız kazandırabilir.
Bu çerçevede tasarının aşağıda verilen beklenmedik sonuçları 2026 yılı içinde değerlendirilecektir.
IMO Yönetsel kabiliyeti
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün bu derece ayrıştığı bir regülasyon tasarısı daha önce görülmemiştir. Regülasyonları uzlaşma ve oybirliği ile çıkarak IMO, ilk defa yoğun tartışmalara sebep olmuş, üye devletler yaklaşık yarı yarıya ayrılmıştır. Önümüzdeki dönemde Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün küresel kural koyucu konumu tartışılmaya başlamış bulunmaktadır.
Bölgesel Sera Gazları Azaltım Tedbirleri
Avrupa Birliği IMO tartışmaları sırasında AB ETS ve FuelEU Maritime regülasyonlarının gözden geçirme sürecinin başlayacağını taahhüt etmiş olmasına rağmen, her iki regülasyonda da geri adım atmayı taahhüt etmemiştir. Biçimsel anlamda bakıldığında FuelEU Maritime NZF benzeri bir regülasyon olduğu için NZF bu hâli ile kabul edildiği takdirde Avrupa Birliği’nin FuelEU Maritime regülasyonunu kaldırabileceği beklenmektedir. Ancak AB ETS yapısal olarak IMO NZF’ten farklıdır; tüm denizcilik emisyonlarının fiyatlandırmasını getirmekte olup, IMO NZF bu özelliği taşımamakta, ilk uygulamaya konacağı yıl sera gazı yoğunluğu doğrudan uyum hedefinde bile % 83 ödeme dışı bırakılmaktadır. Sadece doğrudan uyum hedefinin 0 gr CO2e/MJ değerine çekilmesi durumunda eşdeğerlik sağlanabilir. Bu durum söz konusu olmadığına göre, AB ETS’nin devam etmesi büyük olasılık taşımaktadır. Bu da, AB ile ticaret yapan denizcilik filosuna sahip ülkelerin dezavantajına bir durum oluşturmaktadır. Örneğin Türk sahipli denizcilik filosu yılda 250-300 milyon euro civarında bir bedeli AB ülkelerine ödemek zorunda kalacaktır. Bu bedel AB denizciliğinin dekarbonizasyonu amacıyla harcanacağı için, haksız rekabetin önlenmesi amacı ile AB ile deniz ticareti yapan ülkelerden başlamak üzere ulusal ve bölgesel ETS/yakıt vergilendirme sistemlerinin kurulması beklenmektedir. İlk olarak Birleşik Krallık (BK) Temmuz 2026’da kabotaj hattında ve BK limanlarında ETS sistemine başlayacağını ilan etmiş, uluslararası denizcilik için de bilgi çağrısına çıkmış olup, IMO NZF kabul edilmediği takdirde uluslararası denizciliği de UK ETS’ye entegre etmesi beklenmektedir.
Alternatif Yakıt Kullanımı
IMO NZF tartışmalarının sonucunda alternatif yakıt olarak kabul edilen metanol, amonyak ve hidrojen konusunda mevcut olan negatif görüşlerin arttığı, güvenlik endişelerinin yanında gelecek yıllarda bulunabilirlik projeksiyonlarının hızla azaldığı, ve alternatif yakıt ilgisinin azaldığı görülmektedir. Bu durumda biyoyakıt ve LNG için ilginin daha fazla artması beklenmektedir.
