Türkiye sanayisinde yüzde yüz yerli üretim vizyonuyla hareket eden Erdun Makina hidrolik aktüatör alanında ezberleri bozuyor. Dışa bağımlılığı bitiren mühendislik altyapısı ve zorlu denizcilik testlerini geride bırakan dayanıklılığıyla öne çıkan marka küresel pazarda da adından söz ettirmeye hazırlanıyor.
Ağır sanayi ve denizcilik sektörünün kalbinde yer alan hidrolik sistemlerde yıllardır süren dışa bağımlılık, Erdun Makina’nın yüzde yüz yerli üretim vizyonuyla son buluyor. Türkiye’nin ilk yerli pnömatik aktüatörünü üreten köklü geçmişinden aldığı güçle rotasını hidrolik aktüatör pazarına çeviren marka, en zorlu denizcilik ve savunma sanayisi standartlarını başarıyla karşılıyor. İthal ürünlere meydan okuyan bu yerli mühendislik serüvenini, üretim süreçlerini ve markanın küresel hedeflerini Erdun Makina İmalat Müdürü Yavuz ERDUN ile konuştuk.

Aslında vana ve otomasyon sektöründe oldukça eski ve köklüyüz. Firma sahibimiz (babam) Yaşar Erdun, Türkiye’nin ilk ve tek yerli pnömatik aktüatörünü 1985 yılında üretmiştir. Bunun yanı sıra, henüz ülkemizde üretimi yapılmamış 16 farklı makineyi de Türkiye’de ilk kez yerli ve millî olarak üreten isimdir (solenoid valfler, patlaç valfler ve pistonlu vanalar gibi). Diğer işyeri olan PVD’de (Proses Vana ve Donanımları) hâlen mevcut çalışmalarını sürdürmektedir. Bildiğim kadarıyla hidrolik aktüatör onun 18. ürünüdür; benim ise ilk göz ağrım.
Aktüatörü üretmemizin ardında aslında tek bir neden yatmıyor. Birinci ve bizim için en önemli neden, az önce söz ettiğim gibi, bu ürünün daha önce Türkiye’de üretilmiyor olması ve onu yerli ve millî olarak üretme konusundaki iştahımızdı. Bir diğer motivasyonumuz ise Türkiye’nin gemi üretimi ve onarımında dünya devleriyle aynı masada oturuyor olması. Örneğin, mega yat pazarında dünyada 2. sırada olmamız gibi gurur verici bir durum var. Bu da gemi ve yat yan sanayisinin ülkemizdeki önemli potansiyelini gösteriyor.

Öncelikle şu gerçeğin altını çizmekte yarar var sanırım: Biz gerçekten yüzde yüz yerliyiz ve bunu belgeleyen yüzde yüz yerli imalat sertifikamız da mevcut. Dökümümüzü ve talaşlı imalatımızı İstanbul’da yapıyor, tüm keçelerimizi Kastaş’tan alıyoruz. Hidrolik aktüatörün ömür testlerinde de ithal ürünlerin tümünden daha uzun ömürlü sonuçlar elde ediyoruz. Doğal olarak biz bunu, kendi bünyemizde yaptığımız testlerden, piyasaya sunum öncesinde zaten biliyoruz; ancak gün geçtikçe müşterilerimiz de bu gerçeğin bilincine varıyor.
Ürettiğimiz aktüatörlerin yüzde 75’i, gemilerin balast tanklarında kullanılmak üzere müşterilerimiz tarafından tercih ediliyor. Balast tankları, deniz suyu ile dolu, son derece agresif ve korozif ortamlardır. Bu nedenle işimiz, standart bir gemi makinesi üretiminden biraz daha zordur aslında.
Tuzlu deniz suyuyla dolu bir tankın içinde, tankın beş metre derinlikteki tabanında sürekli çalışacak, asla içine deniz suyu almayacak ve dışarıya da kesinlikle yağ kaçırmayacak bir makine üretmek ve test etmek, tahmin edilebileceği üzere kolay bir iş değil. Bunun arkasında 7 yıllık bir Ar-Ge süreci var ve 10 yıllık müşteri geri bildirimleri sayesinde artık mükemmele yaklaştığımızın fazlasıyla bilincindeyiz.
Aktüatörlerin imalatı ve test aşamaları konusuna gelince; her ikisi de apayrı süreçler aslında. Üretimlerini büyük bir hassasiyetle gerçekleştirdiğimiz aktüatörlere, test sırasında hiç acımıyoruz. Yüksek basınç testi, olası yağ kaçağının önlenmesi konusunda bu işin olmazsa olmazıdır. Aşırı basınç sızdırmazlığı test ederken, aktüatörün çok düşük basınçta çalışması da ne kadar pürüzsüz bir imalat ve montaj süreciyle üretildiğini görmemize olanak tanıyor.

Bu saydığım aşamaların yanı sıra, aktüatörlerimizi belirli aralıklarla ömür testi, aşırı yük testi ve sıcaklık testi gibi birçok farklı testten de geçiriyoruz.
Tabii, savunma sanayine ürettiğimiz aktüatörlerde bazı spesifik testlerden geçtiğimizin de altını çizmekte yarar var. FNSS, YOLBAK gibi savunma sanayine askerî araç üreten firmalar, aktüatörlerimizi akıl almaz testlere tabi tuttuktan sonra alım işlemini onayladılar. Ne yazık ki yapılan gizlilik anlaşması nedeniyle ayrıntıları burada paylaşmam mümkün değil. Aynı şekilde, denizaltıların torpido şarjör mekanizmasında kullanılan aktüatörlerimizin geçtiği zorlayıcı testleri de anlatmam yasal olarak mümkün değil.
Vurgulamak istediğim bir diğer nokta ise şu: İthal rakip ürünleri kendi test bençlerimize bağladığımız sayısız örnekte, sonuçlar sanıldığının aksine ithal ürünlerin yerli üretimden daha uzun ömürlü olmadığını ortaya koydu. Üstelik yalnızca Uzak Doğu imalatlarından söz etmiyorum. Avrupa menşeili ürünler de kendi imalatımız kadar dayanıklı değiller.

Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’nin gelişmeye devam etmesi, yeni tasarımlar üretmesinden geçiyor. Metal ve makine imalatı, yeterince genç girişimcinin hedefinde yer almıyor. Makine imalatı, yeni neslin biraz daha tedirgin yaklaştığı bir alan. Biz ise elimizden geldiğince yeni ürünler geliştirme ve üretme eğilimindeyiz. Yakında tek etkili hidrolik aktüatörlerimizin imalatına başlayacağız. Bunun yanında, hidrolik solenoid kabin (hydraulic solenoid cabinets) imalatı da bir sonraki proje konumuz. Anlayacağınız, gemilerdeki tüm hidrolik aktüatör ve kontrol sistemini tek bir marka altında üretip kurulumunu yapmaya uzanan bir vizyonumuz var.
Üretimini yaptığımız standart vana tipi aktüatörlerin yanında birçok özel imalatımız da oluyor. Standart ürünlerimiz hâlihazırda çok agresif ortamlarda çalıştığı için, savunma sanayinden gelen özel taleplere yanıt vermekte zorlanmıyoruz. Standart ürünlerimizi olabildiğince dayanıklı yapmaya çalışırken edindiğimiz know-how sayesinde, birçok farklı talebi de hızlıca imalata geçirebiliyoruz. Türkiye’de helis dişli prensibiyle çalışan rotary hidrolik aktüatörü ilk ve tek üreten firma olmanın verdiği gururla, yerli ve millî askerî projelere destek vermeye devam ediyoruz. Farkındayım, ürünün adı biraz uzun. Ama kendisi de minimum hacimde maksimum güce sahip…

Beş yıl sonrasındansa ben size 2,5 yıl öncesini ve önümüzdeki 2,5 yıl içinde olacakları anlatmak isterim. Yani, sözünü ettiğimiz toplam 5 yılın tam ortasındaki süreci… Yaklaşık 2 yıl önce Erdun B.V. Rotterdam / Hollanda şubemizi açtık; son bir yıldır Rotterdam’daki depomuzda stok tutuyoruz.
Önümüzdeki aylarda, 4.000 metrekare arazi üzerine kurulu 2.550 metrekarelik İMES Dilovası Sanayi Sitesi’ndeki fabrikamıza taşınacağız. Yaptığımız üretimi dünyada sadece 8-9 firma gerçekleştiriyor. Biz, Orta Doğu ve Balkanlar’da tek olmanın avantajını kullanarak büyümeyi; yalnızca bir aktüatör komponenti üretmektense tüm sistemi üreten bir marka olmayı hedefliyoruz. Hayalimizi de adımlarımızı da buna göre şekillendiriyoruz.
Gemi yan sanayini derinlemesine inceleyen kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz:
🔗 https://denizgundem.com/deniz-gundem-nisan-2026-sayisi-yayinda/