Küresel gemi inşa sektöründe merkez konumuna yükselen Çin, son dönemde uygulanan dış baskılara rağmen siparişlerini artırmayı sürdürüyor. Özellikle ABD’nin Çin bayraklı gemilere uyguladığı yeni liman ücretleri, sektör oyuncuları için ek maliyet yaratsa da Çin tersanelerine yönelik talebi sınırlamış değil.
Çin’in özellikle Şanghay, Dalian ve Guangzhou bölgelerindeki büyük tersaneleri, hem kapasite hem de teknoloji yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Konteyner gemilerinde pandemi sonrası artan küresel ticaret talebi siparişleri yükseltirken, enerji arz güvenliği ihtiyacı LNG taşıyıcılarına olan ilgiyi artırıyor. Çin tersaneleri bu alanda Güney Kore ile sıkı bir rekabet içinde. Ayrıca metanol, amonyak ve LNG ile çalışan çevre dostu gemilere yönelik siparişler de hızla artıyor.
ABD yönetiminin Çin’in küresel taşımacılıktaki artan etkisini sınırlamak amacıyla Çin gemilerine ek liman ücretleri getirmesi sektörde tartışma yaratıyor. Bu adım Çinli armatörler için maliyetleri yükseltse de, Batılı şirketlerin uygun maliyetli ve çevre dostu gemilere olan ihtiyacı nedeniyle sipariş akışı yavaşlamadı. Uzmanlara göre bu durum kısa vadede Çin’in lehine işliyor çünkü zamanında teslimat yapabilen ve yüksek kapasite sunan Çin tersaneleri tercih edilmeye devam ediyor.
Avrupa’da karbon emisyonlarına dair yeni düzenlemeler armatörleri daha çevreci gemilere yönlendirirken Çin tersaneleri agresif fiyat politikalarıyla öne çıkıyor. Japonya ve Güney Kore, Çin’in yükselişi karşısında teknoloji yoğun ve yüksek verimlilik odaklı projelere ağırlık veriyor. Ortadoğu ülkeleri ise enerji taşımacılığına odaklı siparişlerde Çin’i öncelikli tercih ediyor.
Uzmanlar, Çin tersanelerinin mevcut sipariş defterlerinin üç ila dört yıllık üretim kapasitesini doldurduğunu belirtiyor. Bu tablo, Çin’in küresel gemi inşa liderliğini pekiştirdiğini ortaya koyuyor. Ancak ABD’nin aldığı önlemlerin uzun vadede rekabeti sertleştireceği ve yeni jeopolitik hamlelerin gündeme gelebileceği de öngörülüyor.