Japonya’ya yetişen acil servisler, Atlas Okyanusu’nda tek bir bağlantıyla çözülen arızalar ve saniyelerle yarışılan hayati operasyonlar… Denizciliğin görünmez kahramanlarından GRL Marine Electronics ile kıtalar arası teknoloji yönetimine uzanıyoruz.
Deniz Gündem dergimizin Haziran 2026 sayısında, denizcilik sektörünün kalbini oluşturan ancak genelde arka planda kusursuzca işlemesi beklenen gemi elektroniği ve haberleşme teknolojilerini mercek altına alıyoruz. Binlerce millik açık deniz seyrinde, donatanlar ve gemi personeli için hayati bir köprü görevi gören bu sistemler; doğru ürün seçimi, kaliteli işçilik ve anında müdahale yeteneği gerektiriyor. GRL Marine Electronics Genel Müdürü A. Baki UĞURLU; kıtalar arası kriz anlarından geleceğin yapay zekâ destekli otonom gemilerine kadar, denizcilik teknolojilerinin bugününü ve yarınını tüm şeffaflığıyla okurlarımız için anlattı.


Evet, çok doğru bir tabir. Cihazlar çalıştığı sürece kimse onların nasıl çalıştığıyla veya arka plandaki süreçlerle ilgilenmez. Bunun temelinde ise doğru ürün seçimi ve kaliteli işçilik yer alır. Bizim sektörümüze sunduğumuz en önemli yaklaşım, doğru ürünü doğru şekilde uygulama prensibimizdir.
En büyük değişim tabii ki internet oldu. Haberleşme; gemi ile kara arasındaki iletişimde, gemide çalışan personelin aileleriyle bağlantısında ve işletme ile gemi yönetimi arasındaki koordinasyonda adeta bir devrim yarattı. Biz de bu gelişmeye paralel olarak, sektöre uygun çözümleri kendi kalite anlayışımızla harmanlayarak müşterilerimize maksimum fayda sağlayacak şekilde sunuyoruz.
Evet, işin temeli GMDSS kuralları çerçevesindeki haberleşme sistemlerine dayanır. Bu süreç klasik telsiz sistemleriyle başlar; ardından uzun mesafeli iletişimi sağlayan MF/HF sistemleri ve gelişen teknolojilerle birlikte uydu haberleşmesi devreye girer. Günümüzde ise internet sayesinde çok farklı bir noktaya ulaşmış durumdayız.
Bilindiği üzere tersanelerin kalbi Tuzla’dır. Biz de ilk kurulduğumuzda merkez olarak bu lokasyonu seçtik. Daha sonra tersanecilik faaliyetlerinin yoğunlaştığı Yalova’ya 20-30 dakika mesafede olmamız ve birçok limana yakınlığımız sayesinde sektörde önemli bir konum elde ettik. Bu da bize daha etkin bir planlama ve hız sağlamaktadır.
Aslında bu iki kavram iç içe geçmiş durumdadır. Teknik olarak iyi ürün, tip onay sertifikasına sahip üründür. Ancak sahadaki karşılığı her zaman aynı olmayabiliyor. Örneğin, doğru ürünü seçmenize rağmen eksik bağlantı yapmak veya yanlış bir ara bağlantı parçası kullanmanız ya da yetkisiz kişiler tarafından montaj yapılması sistemden doğru verim almanızı engelleyebilir.
Bunun yanında, pazara yeni giren bir ürünün veya üreticinin sertifikasyon süreci devam eden bir cihazın kalitesiz olduğu düşüncesi de doğru değildir. Bu nedenle gemi sahiplerinin ve donatanların çalışacakları firmalarla doğru iletişim kurarak karar vermesi en güvenli yaklaşım olacaktır.

İşini her koşulda doğru yapabilmesidir diyebilirim. Yani kaliteden ve doğruluktan hiçbir zaman ödün vermemek. Bu sözün arkasında çeyrek yüzyıla varan tecrübe ve bilgi birikimi yatmaktadır.
Bizim önceliğimiz, herhangi bir arızanın problem hâline gelmeden önce planlanıp çözüme kavuşturulmasıdır. Sahada bunun karşılığı ise bazen basit ama etkili çözümler üretmek, bazen de arıza anında bilgi ve öngörüyle hızlı hareket edebilmektir.
En kritik olaylardan biri hafta sonu yaşanmıştı. Okyanus aşırı sefer yapan bir gemide gyro arızası meydana gelmişti ve gemi Japonya’ya gidiyordu. Limanda çok kısa süre kalacağı için aynı gün akşam uçağına yetişmemiz gerekiyordu. Gelen arıza raporu doğrultusunda problemi hızlıca tespit ettik ve yaklaşık iki buçuk saat içinde gerekli yedek parçaları temin ederek Japonya’da servis verebilmek için yola çıktık. Zamanında gemiye ulaşıp işlemi başarıyla tamamladık.
Bunun dışında Atlas Okyanusu’nda seyir hâlindeyken arızalanan bir cihaz için Amerika’dan servis talebi gelmişti. Sorunu gelen rapor doğrultusunda tespit edip, servis vermeye gerek olmadığını, gidilen limanda internet bağlantısı ve uzaktan erişim sağlayabilecek bir bilgisayar olması durumunda sorunun çözülebileceğini söyledik. Bir hafta sonra Amazon Nehri kıyısında yanaşmış durumdayken yalnızca 50 dolarlık bir internet bağlantı cihazıyla problemi çözdük.
Bir başka olayda ise denizin ortasında yaşanan elektrik problemi nedeniyle GPS sistemleri çalışmıyordu ve tüm haberleşme cihazları alarm veriyordu. Daha önce gemide yedekleme olmadığını fark edip, sistem yedeklemesi tarafımızca yapıldığından, problemi kolayca çözüme ulaştırdık. Geminin güvenli şekilde bir sonraki limana ulaşmasını sağladık.
Bu ve buna benzer durumlardaki yaklaşımımız, armatörün, kara operasyon ekibinin ve gemi personelinin bize duyduğu güvenin artmasını sağlamaktadır. Bu da bizim en büyük motivasyon kaynağımız olmaktadır.
Bugün en yoğun talep internet çözümleri üzerine. Bu alana daha önce yatırım yapan firmalar özellikle bağlantı kalitesi ve siber güvenlik konularına odaklanıyor. Yeni başlayan firmalarda ise uzaktan erişim ve operasyonel verimlilik daha fazla önem kazanıyor.
Bu, herkesin merak ettiği konulardan biri. Ancak şundan hiç kuşkumuz yok: iletişim her zaman en kritik unsurlardan biri olmaya devam edecek. Bugün gemi zabitleri telsiz ve bilgisayar üzerinden iletişim kuruyor; gelecekte ise bu sistemlerin başında belki de yapay zekâ destekli robotlar olacak.
Umarım hiç yaşanmaz ama ileride “mayday, mayday” çağrıları yapan robot sistemler ve onları kurtarmaya giden otonom araçlar görebiliriz. Ancak hangi teknoloji kullanılırsa kullanılsın, iletişim yine telsiz, internet veya dijital mesaj sistemleri üzerinden sağlanacak.
Biz aslında kendi gücünü yeni keşfeden bir milletiz. Savunma sanayisinde yapılan çalışmalar bunun en önemli örneklerinden biri. Elbette hiçbir şey bir anda olmuyor; zaman, destek ve teşvik gerekiyor. Ancak bu alanda Türkiye’nin önü açık ve gidilecek çok yol var.
Bu yaklaşımımız aslında mottomuzda saklı: “Profesyonellik – Güven – Kalite.”
Profesyonellik; ürün seçiminden işçiliğe, satış sonrası destekten teknik çözümlere kadar her aşamada kendini gösteriyor.
Güven konusunda ise “Güven verilmez, kazanılır” anlayışıyla hareket ediyoruz. Çalıştığımız tüm paydaşlara sunduğumuz hizmet, ürün kalitesi ve satış sonrası desteğimizle bu güveni sürekli pekiştiriyoruz.

Kalite tarafında da önerdiğimiz ürünlerde, kullandığımız materyallerde ve yaptığımız işçilikte azami dikkat ve özen gösteriyoruz; verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz.
Her ne kadar bu teknolojilerin gemi zabitlerine, personellere ve kara operasyon ekiplerine büyük kolaylık sağlayacağını kabul etsek de insan faktörünün her zaman en önemli unsur olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Haberleşme tarafında ise uydu interneti açık ara vazgeçilmez hâle gelmiş durumda.
İşimizi severek ve büyük bir özveriyle yapıyor olmamız en önemli unsur. Bunu yaparken bilgi ve tecrübeyi profesyonel yaklaşımımızla birleştiriyoruz ve her zaman daha iyi iş üretmeye çalışıyoruz. Bugün yaptığımız işlerde olduğu gibi gelecekte de aynı vizyonu sürdürme kararlılığındayız.
Denizcilikte haberleşmenin derinlemesine incelendiği kapsamlı dosyamıza buradan ulaşabilirsiniz: