İran ABD askeri gerilimi, karşılıklı sert açıklamalar ve bölgede artan askeri hareketlilikle yeniden tırmanıyor. İran yönetimi, ABD’nin olası bir askeri müdahalesinin bölgesel bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunarak Washington ile Tahran arasındaki tansiyonu yükseltti. Tahran, misilleme mesajı kapsamında Avrupa Birliği ülkelerinin ordularını “terörist yapılar” olarak nitelendirebileceğini açıkladı.
Bu açıklamalar, Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin taleplerini yinelemesi ve Tahran’ın iç protestolara yaklaşımı nedeniyle sert söylemler kullanmasının ardından geldi. Washington yönetimi, bu süreçte Orta Doğu’daki ABD deniz varlığını artırdı.
Gerilime rağmen, hem İranlı yetkililer hem de ABD tarafı görüşmelere yeniden başlanabileceği yönünde mesajlar verdi. Türkiye dâhil bazı bölgesel aktörler de tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu.
İranlı bir yetkili, devlet televizyonu Press TV’de yer alan ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’nda gerçek mühimmatlı tatbikat yapacağı iddialarını yalanladı. Yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada bu yönde bir plan bulunmadığını ve söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Devlet medyasında yer alan açıklamalara göre, İran’ın dini lideri Ali Hamaney, ABD’nin bölgeye askeri gemiler sevk etmesine ilişkin olarak, İran halkının bu tür tehditlerden etkilenmeyeceğini ifade etti. Hamaney, İran’ın saldırı başlatan taraf olmayacağını, ancak herhangi bir saldırıya sert karşılık verileceğini vurguladı.
ABD Donanması’nın bölgede bir uçak gemisi, altı muhrip ve üç kıyı muharebe gemisi bulundurduğu bildirildi. Bu askeri tablo, İran’da yaşanan iç protestoların bastırılmasının ardından çatışma riskinin arttığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
Reuters’a konuşan kaynaklara göre Trump yönetimi, İran’a karşı güvenlik güçlerini hedef alan sınırlı askeri seçenekler de dâhil olmak üzere çeşitli senaryoları masada tutuyor.
Trump, hafta sonunda yaptığı açıklamada, İran ile “ciddi görüşmeler” yürütüldüğünü belirtti. Bu açıklama, İran’ın üst düzey güvenlik yetkililerinden Ali Larijani’nin müzakerelere hazırlık yapıldığı yönündeki mesajından saatler sonra geldi. Trump, nükleer silah içermeyen ve karşılıklı kabul edilebilir bir anlaşmanın mümkün olabileceğini dile getirdi.
İran tarafı ise savunma kapasitesini sınırlamayı hedeflemeyen, “adil” bir müzakere sürecine açık olduklarını belirtiyor. İran ABD askeri gerilimi, bölgedeki deniz ve hava unsurlarının karşılıklı güç gösterisine dönüşmesiyle daha da görünür hale geldi.
Ekonomik sıkıntılarla başlayan ve zamanla İran için 1979’dan bu yana en ciddi siyasi meydan okumalardan biri olarak tanımlanan protestolar, güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonrasında yatıştı. Resmî açıklamalara göre olaylarla bağlantılı can kaybı 3.117 olarak bildirilirken, ABD merkezli HRANA insan hakları grubu bu sayının 6.713 olduğunu ileri sürdü. Reuters, bu verileri bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti.
Bu gelişmelerin ardından Avrupa Birliği, İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütü olarak tanımladığını duyurdu. Buna karşılık İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, AB ordularının da benzer şekilde nitelendirilebileceğini ve AB üyesi ülkelerin askeri ataşelerinin sınır dışı edilmesinin gündeme alınacağını açıkladı.
Kalibaf, parlamentodaki konuşmasında, Avrupa’nın bu adımla “kendi çıkarlarına zarar verdiğini” savundu. Açıklamanın ardından bazı milletvekilleri ABD ve Avrupa karşıtı sloganlar attı.