Türkiye, İsrail ile bağlantılı gemilere yönelik liman yasağını hayata geçirdi. Resmî bir kararname yayımlanmasa da, uygulama liman başkanlıkları ve acente bildirimleri aracılığıyla fiilen başlatıldı. Bu karar, kısa deniz yolu konteyner taşımacılığında ciddi aksamalara yol açabilir.
Windward verilerine göre, son 180 gün içinde 176 yük gemisi İsrail’e uğradıktan sonra Türkiye limanlarına giriş yaptı. Bunların arasında 76 konteyner gemisi ve 2 tanker bulunuyor. Gemilerin %77’si aynı güzergâhı tekrar eden uğraklarla izledi.

Yasak kapsamında, hava çekimi veya yük tipi fark etmeksizin İsrail’e uğramış gemiler Türkiye limanlarında hizmet alamıyor. Bu nedenle özellikle Türkiye–İsrail arasında işleyen kısa deniz konteyner hatlarının büyük risk altında olduğu belirtiliyor.
İlk etkiler şimdiden görülmeye başladı. En az bir konteyner gemisinin rotasını değiştirmek zorunda kaldığı rapor edilirken, İsrail limanlarında da belirgin gecikmeler yaşanıyor. Ashdod Limanı’nda rollover oranı %27’ye, Haifa Limanı’nda ise %47’ye yükseldi. Ayrıca konteyner gecikmeleri Haifa’da %62 oranında arttı.
Bölgesel ticaret de bu durumdan doğrudan etkileniyor. İsrail’e yönelik yükler, geçici çözüm olarak Kıbrıs Limassol ve Yunanistan Pire Limanı üzerinden yönlendiriliyor. Ancak bu limanlarda da trafik sıkışıklığı ve gecikmelerin artması bekleniyor.
Bu gelişme, Doğu Akdeniz’de lojistik dengeleri yeniden şekillendirebilir. Uzmanlara göre, yasağın devam etmesi halinde Türkiye’nin bölgesel transit merkezi rolü zayıflarken, alternatif hatlara yönelim hızlanacak
