Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail’in İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırıları ve İran’ın misilleme hamleleriyle tırmanan kriz karşısında olağanüstü toplandı. Konsey, gelişen çatışmayı ele almak üzere gündemini yeniden şekillendirirken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi de nükleer güvenlik konusunda kritik uyarılarda bulundu.
New York’taki BM Genel Merkezi‘nde düzenlenen toplantıda, BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgesel çatışmaları tetikleyebileceğini ifade etti.
“Her ne pahasına olursa olsun daha derin ve geniş bir çatışmadan kaçınılmalı,” diyen DiCarlo, askeri tırmanışın ABD-İran müzakerelerini de riske attığını söyledi.
Rafael Grossi, Konsey üyelerine yaptığı sunumda nükleer tesislere yönelik saldırıların bölgesel barış ve nükleer yayılmanın önlenmesi açısından ciddi risk taşıdığını belirtti:
“Bu tür saldırılar sadece güvenliği değil, aynı zamanda yayılmanın önlenmesini de tehdit ediyor.”
Grossi, UAEA’nın durumu yakından takip ettiğini ve bölgeye gitmeye hazır olduklarını ifade etti.
BM Büyükelçisi Vassily Nebenzia, İsrail’in saldırılarını BM Şartı’na aykırı ve “sebepsiz” olarak nitelendirdi:
“Bu eylemler bölgeyi nükleer bir felaketin eşiğine getirmiştir.”
Ayrıca 2015 nükleer anlaşmasını bozan Batılı ülkeleri de sorumlu tuttu.
BM Daimi Temsilcisi Asım Iftikhar Ahmed, İsrail’in eylemlerini “açık bir provokasyon” olarak tanımladı.
“İran’ın BM Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendini savunma hakkı vardır.”
Ahmed, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki askeri faaliyetlerini de kınadı.
ABD Dışişleri yetkilisi McCoy Pitt, İran’ın bölgede istikrarsızlık yarattığını ve nükleer silah edinmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı:
“Başkan Trump’ın da defalarca söylediği gibi, İran’a nükleer silah verilmeyecek.”
Pitt, ABD’nin İsrail operasyonlarını önceden bildiğini ancak askeri müdahalede bulunmadığını söyledi.
İran BM Temsilcisi Emir Said İravani, İsrail’in saldırılarını barbarca ve suç teşkil eden eylemler olarak tanımladı.
“Bu kasıtlı suikastlar, devlet terörizminin açık göstergesidir.”
İravani, saldırılarda 78 kişinin öldüğünü, 320’den fazla sivilin yaralandığını ifade ederek nükleer tesislerin hedef alınmasının bölgesel felaket anlamına geldiğini vurguladı.
“Bu saldırılar sadece hukuka değil, ortak vicdana da aykırıdır.”
Ayrıca ABD’nin desteğini eleştiren İravani, bu suçlara ortak olanların sorumluluğu paylaşacağını söyledi.
İsrail’in BM Temsilcisi Danny Danon, ülkesinin İran’ın balistik tehditlerine karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını belirtti:
“İran’ın nükleer cephanelik kurmasına, terör ağını genişletmesine ve İsrail’i yok etme planlarına karşılık verdik.”
Danon, saldırıların önleyici ve hedef odaklı olduğunu savunarak,
“Bu eylemler pervasızca değil, zorunluluktan gerçekleştirilmiştir. Biz bu mücadeleyi istemedik, ama başka seçeneğimiz kalmadı,” dedi.