enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0695
EURO
52,7565
ALTIN
6.577,86
BIST
14.311,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Norden Ship Design House
Norden Ship Design House

Alternatif Gemi Yakıtlarında Yasal Boşluk, Kaza Olursa Sorumlu Kim?

Alternatif Gemi Yakıtlarında Yasal Boşluk, Kaza Olursa Sorumlu Kim?
maridec marina
guven
05.02.2026 10:32
A+
A-

Küresel denizcilik endüstrisi karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda alternatif yakıtlara geçiş sürecini hızlandırırken, sektörün yasal altyapısının bu değişimin gerisinde kaldığı belirtiliyor. Sektör temsilcileri ve hukukçular olası kazalarda sorumluluğun kime ait olacağı konusunun yeterince ele alınmadığına dikkat çekiyor.

ALTERNATİF YAKITLAR DENGEYİ BOZUYOR

Deniz Gündem

Denizcilikte kirlilik riski yönetimi uzun yıllardır “kalıcı petrol kirliliği” tehdidi üzerine kurulu bir sistemle yönetiliyordu. Uluslararası sözleşmeler ve küresel uygulamalar petrol sızıntılarına müdahale ve tazminat süreçlerinde hem düzenleyicilere hem de armatörlere hukuki bir belirlilik sağlıyordu. Ancak alternatif yakıtların devreye girmesiyle bu dengenin bozulduğu ifade ediliyor.

Uzmanlara göre amonyak ve benzeri alternatif yakıtlar, geleneksel petrolden çok farklı risk profillerine sahip. Olası bir kazada deniz yüzeyinden temizlenecek bir petrol tabakası yerine; mürettebatı, limanları ve çevre halkını tehdit eden toksik, yanıcı veya patlayıcı gaz bulutları riski öne çıkıyor.

SÖZLEŞMELER ESKİMİŞ DURUMDA

Sektörün yıllardır bel bağladığı uluslararası kirlilik sözleşmeleri büyük ölçüde “kalıcı hidrokarbon mineral yağlar” üzerine kurgulanmış durumda. Alternatif yakıtların çoğu bu tanımın dışında kaldığı için, mevcut konvansiyonların sağladığı “kusursuz sorumluluk”, “zorunlu sigorta” ve “sigortacıya doğrudan dava hakkı” gibi güvenceler devre dışı kalıyor.

SÜRECİ HIZLANDIRIN ÇAĞRISI

Sektör uzmanları, Torrey Canyon kazasının ardından oluşturulan petrol kirliliği sorumluluk rejiminin bir benzerinin alternatif yakıtlar için de acilen geliştirilmesi gerektiği görüşünde. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) sorumluluk ve tazminat kurallarının yeni yakıtlara nasıl uyarlanacağını gözden geçirmeye başladığı, ancak sürecin hızlanması gerektiği belirtiliyor.

Enerji dönüşümünün ticari olarak sürdürülebilir olması için yasal sigortalanabilirliğin şart olduğu, aksi takdirde yaşanacak büyük bir kazanın sektördeki dönüşüm sürecini sekteye uğratabileceği ifade ediliyor.