Denizcilik sektörünün yeşil dönüşümünde kritik bir rol üstlenen İsveç merkezli e-metanol üreticisi iflas sürecine girdi. Küresel temiz yakıt tedarikine ilişkin endişeleri derinleştiren kararın ardından, şirketin tüm faaliyetleri ve projeleri mahkeme kararıyla satışa çıkarıldı.
Küresel deniz taşımacılığının karbonsuzlaşma hedefleri, tedarik zincirinde yaşanan ani bir gelişmeyle büyük bir engelle karşı karşıya kaldı. Yeşil denizcilik sektörünün önde gelen e-metanol üreticilerinden Liquid Wind, 11 Mayıs itibarıyla iflas ettiğini ve şirket yönetiminin mahkeme tarafından atanan bir kayyuma devredildiğini duyurdu. Hâlihazırda alternatif yakıt tedarikinde darboğaz yaşayan sektörde, bu iflas kararı yeşil enerjiye geçişin geleceğine dair ciddi soru işaretleri yarattı.

Yenilenebilir enerji ve biyojenik karbondioksit (CO2) kullanarak fosilsiz sıvı yakıt üreten şirket, özellikle denizcilik gibi yüksek enerji yoğunluğu gerektiren ağır sanayi kollarında stratejik bir öneme sahipti. Şirketin 2030 yılına kadar faaliyete geçirmeyi planladığı ve her biri yıllık yaklaşık 100 bin ton yeşil metanol üretecek 10 dev tesis projesinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor. Alınan kararla birlikte, şirketin İsveç ve Finlandiya’daki yan kuruluşları da dâhil olmak üzere tüm varlıklarının bütün olarak satışa çıkarılacağı açıklandı.
İflas kararı, şirketin yakın geçmişteki finansal ve operasyonel başarılarına rağmen gelmesiyle piyasalarda şok etkisi yarattı. Sektörün umut vadeden girişimlerinden biri olan şirket, kısa süre önce Alfa Laval ve Siemens Energy gibi küresel sanayi devleriyle stratejik ortaklıklar kurmuş, Samsung Ventures ve Uniper gibi büyük yatırımcılardan 44 milyon dolarlık dev bir fon toplamayı başarmıştı. Üstelik yürütülen projeler, İsveç Enerji Ajansı tarafından da resmi düzeyde destekleniyordu.
Şirket yönetimi, beklenmedik iflas duyurusundan sadece günler önce, 5 Mayıs tarihinde Örnsköldsvik kentinde kurulması planlanan yeni bir e-metanol tesisi için çevre izni başvurusunda bulunmuştu. Kurucu ve dönemin CEO’su Claes Fredriksson, yaptığı son açıklamada yerel entegrasyonla sürdürülebilir e-metanol teslimatına hazırlandıklarını vurgulamıştı. Yaşanan bu ani çöküşün, deniz taşımacılığının e-yakıt arayışında nasıl bir arz boşluğu yaratacağı sektörel pazarlarda endişeyle takip ediliyor.